Dilara Karakaya-Diyetisyen

Dilara Karakaya-Diyetisyen

1093 Görüntülenme

Oldukça alışılmadık, zor günlerden geçiyoruz. Çoğumuz evlerimizdeyiz. Evde kaldıkça sıkıldığımız için veya gündemin stresiyle baş edemediğimiz için sürekli yemek yapıyor, yemek yiyoruz. İzole kaldığımız süre içinde dışarıdan ekmek bile almayalım, kendi ekmeğimizi yapalım derken olay keklere böreklere pastalara geldi. Peki ne yapmalıyız, sosyal izolasyon boyunca nasıl beslenmeliyiz birkaç minik tüyo hazırladım, birlikte bakalım.

Öğün atlamayın.Bu öneri bu yazıda vereceğim en basit ve en önemli öneri olabilir. Öğün saatleriniz kaymış olabilir daha geç kalktığınız için ama geç de olsa güne kahvaltı ile başlayın.  Öğün atladığınızda diğer öğünde ihtiyacınızın çok üstünde kalori alabilir veya yüksek kalorili, yağlı, basit karbonhidrat içeren yiyecekler tüketmek isteyebilirsiniz.

Almanız gerekenden daha düşük kalori almayın. Sosyal izolasyon başladığından beri iki farklı grup görüyorum sosyal medyada. Birincisi sürekli ekmek, tatlı, börek vb. yapanlar, ikincisi de bu sürede zayıflamalıyım, online diyet yapayım, detoks yapayım, hiçbir şey yemeyim diyenler. Çok düşük kaloride beslenmek tartıda daha düşük rakamlar görmenizi sağlayabilir ancak vücudunuz kas ve su kaybeder, yağ kaybetmez. Tekrar eskisi gibi beslenmeye başladığınızda çok hızlı kilo alırsınız. Ayrıca unutmayın ki bütün dünya bir pandemi ile savaşıyor. Çok düşük kalori almak sizi zayıf düşürüp, hastalıklara yatkın hale getirebilir.

Sadece kalori saymak yeterli değil tabii almanız gereken karbonhidrat, protein, sebze ve lif miktarına dikkat edin.

Karbonhidrata yüklenmeyin. Evde kaldığınız süre boyunca kekler, pastalar, ekmekler yaptınız. Bu kadar yeterli değil mi sizce de?  Tabaklarımızı sadece karbonhidratla doldurmayalım. Gün içinde yeterli protein, sebze-meyve, yoğurt-süt tüketmeye dikkat edin. 

Sebze meyve tüketin. En basit hesapla günde 3 porsiyon meyve, 2 porsiyon sebze tüketmeye özen gösterin. Düşük kaloride lif, antioksidan ve vitamin almış olacaksınız. 😊

Kurubaklagil tüketin. Öğünlerinizde kurubaklagil tüketmek hem sizi tok tutacak hem de bol miktarda lif almanızı sağlayacaktır. Klasik tariflerden sıkıldıysanız salatalarınıza haşlanmış kurubaklagil ekleyebilirsiniz. 

Besin takviyeleri kullanabilirsiniz. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için omega-3, D vitamini, C vitamini, çinko, beta glukan, propolis kullanabilirsiniz ancak doktorunuza veya diyetisyeninize mutlaka danışın. Eksiklik yokken bazı takviyeleri kullanmak pek işe yaramayabilir, fazlası zararlı olabilir, ilaç kullanıyorsanız ilaçlarla etkileşime girebilir.😊

Bitki çayları tüketin. Kilo vermek için; günde 1 fincan yeşil çay, ödem atmak için; mısır püskülü, biberiye, kiraz sapı, tatlı isteğini kesmek için; vanilyalı çaylar, daha az kaygılı hissetmek için papatya, gül, lavanta çayları içebilirsiniz. Bitki çayı içerken günde 2 fincanı geçmeyin ve her bitki çayına karşı 1 bardak su tüketin.

2,5 litre su için. Su içmek hem bağışıklık sistemimizin düzgün çalışması hem de bütün diğer vücut fonksiyonlarımız için oldukça önemlidir. Bu yüzden gün içinde en az 8 bardak su için. 

Yemeklerinizi TV, bilgisayar önünde yemeyin. Bir şeyler izlerken yemek yediğimizde doyduğumuzu anlamayız. Beyne tokluk sinyalinin 20 dk sonra gittiğini de unutmayın. 20 dk boyunca fazladan yemek yemek çok fazla kalori almak demektir.

Hazır yiyeceklerden uzak durun. Yemeğinizi hazırlamak için enerji harcayın. Böylece katkı maddelerinden de uzak durmuş olursunuz.

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap
EĞİTMEN OL DİYETİSYEN OL SPOR SALONU KAYIT OL